Tarihi yalnızca büyük savaş meydanları, şanlı zaferler ve saray koridorlarında gerçekleşen diplomatik hamleler üzerinden okumak, bir binanın mimarisini incelerken temelini görmezden gelmeye benzer. Devletlerin yükselişi ve çözülüşü, çoğu zaman savaş meydanlarında görünen sonuçlardan çok daha önce; mali yapıda, üretim ilişkilerinde, kurumların işleyişinde, toplumun gündelik hayatında ve aydınların zihninde başlar.